Araç kullanamayan engellilere ÖTV muafiyeti müjdesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen ve ekonomiye ilişkin çeşitli düzenlemeleri içeren kanun teklifinde önemli değişiklikler kabul edildi.
ANKARA-BHA
Yapılan düzenlemeyle, araç kullanamayacak durumda olan ortopedik engellilere yönelik Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) istisnasının kapsamı genişletildi.
Yeni düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası hazırlanan önerge doğrultusunda yasaya eklendi. Böylece belirli şartları taşıyan engelli bireyler için araç ediniminde vergi avantajı sağlanmasının önü açıldı.
Sürücü belgesi alamayan engellilere 10 yılda bir hak
Kabul edilen maddeye göre, engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan ortopedik engellilerden sağlık durumları nedeniyle sürücü belgesi alamayacağı resmi olarak belirlenen kişiler de ÖTV istisnasından yararlanabilecek. Bu kapsamda, kanunda belirlenen taşıtların ilk satın alınması sırasında vergi muafiyeti uygulanacak. Ancak bu hak, her birey için 10 yılda bir kez kullanılabilecek. Düzenlemenin, özellikle ağır ortopedik engeli bulunan ve araç kullanma imkânı olmayan vatandaşların yaşamını kolaylaştırması bekleniyor.
Kamu taşınmazları için özelleştirme düzenlemesi
Kanun teklifinde yalnızca engellilere yönelik düzenlemeler değil, kamu taşınmazlarının değerlendirilmesine ilişkin yeni hükümler de yer aldı. Buna göre, belirli kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, ilgili idarelerin talebi doğrultusunda özelleştirme kapsamına alınabilecek. Satıştan elde edilen gelirlerin, giderler düşüldükten sonra ilgili kurumların bütçesine aktarılacağı ve bu gelirlerin yatırım amaçlı kullanılmasına yönelik yetkinin Cumhurbaşkanında olacağı belirtildi.
Kıymetli taş ve mücevherlere yüzde 20 ÖTV
Düzenlemeyle birlikte bazı lüks ürünler de Özel Tüketim Vergisi kapsamına dahil edildi. Buna göre, doğal veya işlenmiş inci, elmas ve benzeri kıymetli ya da yarı kıymetli taşlardan üretilen eşyalar için yüzde 20 oranında ÖTV uygulanacak.
Söz konusu verginin, yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından ikinci ayın başında yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Defterdarın yetki ve sorumlulukları netleştirildi
Kanun teklifinde ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığına ilişkin bazı idari düzenlemeler de yer aldı. Yapılan değişiklikle, defterdarın görev tanımı yeniden düzenlenerek bulunduğu ilde Hazine ve Maliye Bakanlığının en üst düzey temsilcisi olduğu açık şekilde ifade edildi. Buna göre defterdar, il ve bağlı ilçelerde bakanlık işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesinden sorumlu olacak ve gerekli denetim ile takip görevlerini yerine getirecek.