DOLAR48,26
EURO55,97
GR. ALTIN6.878
BIST14.334
BITCOIN3.793.394

İSRAİL’İ "DEMOKRASİ KALASI" İLAN ETMEK ULUSLARARASI HUKUKU VE VİCDANI HİÇE SAYMAKTIR

01 Eylül 2026 740 okunma 2 dk okuma
1002848901
1002848901
İSRAİL’İ "DEMOKRASİ KALASI" İLAN ETMEK ULUSLARARASI HUKUKU VE VİCDANI HİÇE SAYMAKTIR


Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, İsrail’in Orta Doğu’daki tutumunu savunurken sarf ettiği "İsrail tüm Orta Doğu’daki tek demokrasidir" benzeri söylemleri ve İsrail’in eylemlerine meşruiyet kazandırma çabaları, Doğru Yol Partisi Dış İlişkiler Başkanlığı olarak bizleri ve uluslararası kamuoyunu derin bir endişeye sevk etmiştir.


Demokrasi; yalnızca sandıktan ibaret bir mekanizma değil; temel insan haklarına, uluslararası hukuka, yaşam hakkına ve komşu halkların egemenliğine saygı duyma taahhüdüdür. Gazze’de ve bölgede aylardır süren insanlık dramını, sivillerin katledilmesini ve uluslararası hukukun açık ihlallerini görmezden gelerek bir devleti "bölgenin tek demokrasisi" olarak nitelendirmek, demokratik değerlerin bizzat kendisini aşındırmaktır.


Almanya ve İsrail Arasındaki "Tarihsel Ortaklık" (Staatsräson) ve Çifte Standart


Almanya ile İsrail arasındaki diplomatik ve politik ortaklık, İkinci Dünya Savaşı ve Holokost trajedisinin ardından biçimlenmiş tarihsel bir vicdan azabı ve suçluluk psikolojisine dayanmaktadır. Almanya dış politikasında "Staatsräson" (Devlet Aklı/Hikmeti) olarak kavramsallaştırılan bu yaklaşım, İsrail’in varlığını ve güvenliğini Alman devletinin varlık sebebi ve sarsılmaz bir prensibi kabul eder.


Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo şudur:


▪️Tarihsel Suçluluk Güncel Hukuksuzluğu Örtemez: 

İkinci Dünya Savaşı’nın tarihsel sorumluluğu, bugünkü İsrail hükümetinin uluslararası hukuku ve insan haklarını ihlal eden agresif politikalarına "koşulsuz çek" verme hakkı tanımaz.


▪️Bölgesel Barışa Engel:

Almanya’nın İsrail’e sağladığı koşulsuz diplomatik ve askeri koruma, Tel Aviv yönetimini daha da kural tanımaz kılmakta ve Orta Doğu’da kalıcı bir barışın, iki devletli çözümün önünü tıkamaktadır.


▪️Avrupa’nın Değerler Krizi: 

İnsan hakları havariliğine soyunan Batılı devletlerin ve Almanya’nın, söz konusu İsrail olduğunda sergilediği bu ikircikli ve çifte standartlı tutum, küresel adalet duygusuna ağır darbe vurmaktadır.


Doğru Yol Partisi Olarak Çağrımızdır:


Orta Doğu’da gerçek ve kalıcı bir istikrar; tek taraflı kayırmalarla veya işgali "demokrasi" ambalajıyla sunmakla sağlanamaz.


Doğru Yol Partisi olarak Sayın Merz’e ve Alman hükümetine çağrımız; tarihsel sorumluluklarını geçmişin ezikliğiyle değil, bugün adil bir küresel vicdan inşa ederek yerine getirmeleridir. İsrail’in kural tanımaz eylemlerini "demokrasi" kılıfıyla meşrulaştırma çabasından derhal vazgeçilmeli; bölgede sivil ölümlerini durduracak, filistin halkının haklarını teslim edecek adil ve dengeli bir dış politika benimsenmelidir.


Türkiye, bölgesel barışın ve uluslararası hukukun teminatı olmaya devam edecektir.


Bilal KAYA

Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı

Dış İlişkiler Başkanı

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.
Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi